Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



14 Şubat 2015 Cumartesi

Sünnet Alimleri Hakkında: "Davetçilerin Hatalarını Araştırıyorlar" İftirasına Reddiye


Şeyh Ubeyd b. Abdillah el-Câbirî
Tercüme: Ebu Muaz
Suud’dan soran birisi şöyle diyor: “Hizipçilerden çok defa şöyle dediklerini işitiyoruz: “Bu asrın sünnet şeyhleri davetçilerin hatalarını gözlüyorlar” Bu söylentiye ne dersiniz?
Birincisi: Bu onlardan yadırganacak bir şey değildir. Eskiden beri bid’at ehli kurabildikleri her tuzağı kurmuşlardır. Sünnet ehline karşı İftira, yalan ve bâtıl suçlamalar bu tuzaklardandır. Allah biliyor ki, onlar bu iftira ve suçlamalardan beridirler. Sünnet ehli, Şeyhul İslam İbn Teymiyye rahimehullah’ın dediği gibi: “İnsanların mahlukata en merhametlileri ve insanların hakkı en iyi bilenleridir.”
İkincisi: Sünnet alimleri ve ilim talebeleri onların gizli olarak işledikleri hatalara kastetmezler. Ancak dinin esaslarına ve fer’î hükümlerine göre hata olduğunu bildikleri şeyleri kitap ve sünnet üzerine kurulu ilim ile reddederler. Kitap ve sünnetin naslarını araştırıp salih selefin siyretini örnek alırlar. Bu ise muhalefet edilen hususlarda hidayete götüren yoldur.
Üçüncüsü: Ehli sünnet indinde insanların sözlerinin ve fiillerinin arz edileceği iki terazi vardır. Bunlar nas ve icma’dır. Kim nas veya icmaya uygun ise ondan kabul edilir. Kim de nas veya icma’ya aykırı ise kendisine reddedilir. Muhalefet edilen konu eğer bir mecliste ise o mecliste reddedilir. Eğer bir Cuma hutbesinde ise orada reddedilir. Eğer muhalefet yayılmış ve ulaşacağı heryere ulaşmış, bu Allah’ın dininden sayılarak kabul edilmeye başlanmışsa bu (reddiye) yolu tutulur.
Bu konuda dayanakları şudur:
1-  Dinin naslarından burada bazı ayetler ve bazı hadisler zikredeceğim:
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Mümin erkek ve mümine kadınlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İyiliği emreder ve kötülükten yasaklarlar.”
İçinizden hayra çağırıp iyiliği emreden ve kötülükten yasaklayan bir ümmet bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.”
Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in aykırılıkların sahiplerine reddedileceğine dair hadislerine gelince, bu hadisler lafzen mütevatir olmasa da mânâ olarak mütevatir ve müstefizdir.
Bunlardan birisi Buhari ve Muslim’in Aişe radıyallahu anha’dan şu rivayetleridir: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim şu emrimizde olmayan bir yenilik çıkarırsa reddolunur.” Muslim’in rivayetinde şöyledir: “Kim şu emrimizde olmayan bir amel ile amel ederse o reddolunur.” Buhari rahimehullah, Muslim’in mevsul olarak rivayet ettiği bu hadisi, Kitabu’l-İ’tisam’da muallak olarak zikretmiştir.
2-  Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Ümmetimin son zamanlarında sizlerin ve babalarınızın işitmedikleri şeyler anlatan bazı insanlar olacak. Onlardan sakının ve sakındırın.”
3- Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Bu ilmi – yani Allah’ın dininde fıkhı – sonradan gelen her asırda adil olanları yüklenecek, aşırı gidenlerin tahriflerini, bâtıl ehlinin sahiplenmelerini ve cahillerin te’villerini reddedeceklerdir.”
Sahabe ve onlardan sonrakilerin sözlerine gelince, bazı ifadelerini seçelim:
1- el-Faruk (Ömer) radıyallahu anh şöyle demiştir: “Sizleri sünnetlerin düşmanları olan re’y ehlinden sakındırırım. Onlar Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hadislerini muhafazadan aciz kalınca re’y (şahsi görüş) söylerler, böylece hem sapar, hem saptırırlar.”
 2- Ali radıyallahu anh şöyle demiştir: “Şayet din re’y (şahsi görüş) ile olsaydı elbette mestlerin iç tarafını mesh etmek, üzerini mesh etmekten daha uygun olurdu.” İbn Abbas radıyallahu anhuma şöyle derdi: “Doğuda veya batıda bid’at çıkar, kişi onu bana taşır, eğer bende son bulursa sünnet ile onu kendisine reddederim.”
Sahabe’den sonraki ilim ve iman ehlinin sözlerine gelince, onlar bu nasların ifade ettiği üzere, ister usul meselesi olsun, ister fürû’ meselesi olsun fark etmeksizin, dine muhalefet edenleri reddetmek hususunda icma etmişlerdir.
İbn Sirin rahimehullah şöyle demiştir: “Şüphesiz bu ilim dindir. Dininizi kimden aldığınıza dikkat edin!”
Şa’bî rahimehullah şöyle demiştir: “Sizleri kıyaslamaktan sakındırırım. Nefsim elinde olana yemin ederim ki, şayet kıyası kabul ederseniz mutlaka helali haram, haramı helal kılarsınız. Size Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’den ezberlenip gelenlerden ulaşanı alıp kabul ediniz.” Veya: “ona tutununuz” dedi.
Bu sözleri ve daha fazlasını görmek isteyen İbn Batta el-Ukberî’nin el-İbanetu’l-Kubra kitabına, el-Lalkâi’nin Şerhu Usuli İtikad İnde Ehli’s-Sunne kitabına ve bunun gibi ilim ve iman ehli imamların kitaplarına baksın. Binaenaleyh, o hizipçi ve felsefeci kimselerin; “Ehl-i sünnetin davetçilerin hatalarını gözledikleri” şeklindeki sözleri yalan ve iftiradır. Bu çirkin ve günah bir sözdür.

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)