Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



18 Eylül 2016 Pazar

Zahirilerin Muhalefeti İcma İddiasını Bozar


Soru: “Bazıları şöyle diyor: “Âlimlerin cumhuru (çoğunluğu)ndan muhalifin görüşünü geçerli saymayıp, bunu icma saymakta ittifak ettikleri nakledilmiştir. Âlimler bir görüş söyler de onlara İmam İbn Hazm veya İmam Davud muhalefet ederse icma akdedilmiş olur. İbn Hazm’ın muhalefeti geçerli sayılmaz. Bu durumda da onun muhalefetine itibar edilmez.”
Cevap: Burada ittifakları zikredilen âlimlerin çoğunluğu ile kastedilen dört mezhebin taklitçileridir. Aralarında İbn Hazm ve İmam Davud’un da bulunduğu bütün müçtehidler mukallidin görüşünün geçersiz olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. Mukallid ancak müctehide uyar. Onun müçtehidin görüşüne uyması ve onu aşmaması gerekir. Taklitçi aklını ve dinini ona teslim eder. Böyle birinin müçtehid dışında icma veya ittifak etmesi söz konusu değildir.
Bilmek gerekir ki “Zahir ehlinin görüşü geçerli sayılmaz” sözünü ortaya atan kişi Şafii’lerden el-İsferayini’dir. O, kendi itirafıyla taklitçilerden bir mukallittir. Aynı şeyi İmamu’l-Harameyn diye meşhur el-Cuveynî eş-Şafii ve İbnu’l-Arabî el-Eşari el-Maliki de söylemiştir. Yine bu da usulde ve füruda taklitçilerdendir. Sonra, ortaya atılmış olan bu söze bazı Hanbeliler dışında bütün mezhep taklitçileri de uymuşlar ve bu bidate teslim olmuşlardır. El-Kelvezani, el-Ukberi ve benzerleri gibi.
Taklitçiler Zahir ehlinin görüşünü reddetmeye yol bulamayınca: “Zahirilerin muhalefetine itibar edilmez” diyorlar. İbnu’l-Arabi el-Eşari el-Maliki, zahir ehliyle münakaşa etmemelerini öğrencilerine ve talebelerine öğütlemiştir.
Bilmeli ki, zahir ehlinin muhalefetini geçersiz sayan sonrakiler, kendilerinden öncekilerin sözlerini de anlayamıyorlar! Öncekiler: “Davud’un muhalefeti geçerlidir” demişlerdir. Tahkik ehli katında sahih olan budur.
Sonrakiler ise genel olarak zahirîlerin görüşü ile İmam Davud’un görüşünü birbirine karıştırıyorlar ve Zahirilerin görüşünü geçersiz sayma bid’atine Zahir ehlinin öncülerinden İmam Davud’u, İmam Davud'un oğlu Muhammed’i, İbnu’l-Mugallis'i, el-Mansuri’yi ve benzerlerini de katıyorlar.
Alimlerin cumhurunun İmam İbn Hazm’ın veya diğer zahiri imamların görüşünü geçersiz sayma hususunda ittifak ettikleri şeklinde yapılan nakle aldanmamalıdır. Bu, taklitçilerin müçtehit bir imamın ilmine hakaretidir. Kesinlikle bu nakil, imamlar katında hak olmayan bir nakildir.
Eğer iddialarında samimi iseler, mezhep taklidi bidatinden selamette olan müçtehid bir imamdan bu sözü getirsinler! Eğer böyle bir imamın: “Zahir ehlinin muhalefetine itibar edilmez” dediğini getirirler ve bunun doğruluğuna dair delil sunarlarsa ne âla, aksi halde bahsi geçen söz, imamlardan hiç kimsenin daha önce söylemediği, şu bid’atçi taklitçilerin ortaya attıkları bid’at bir iddia demektir.

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)