Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Daru's-Sunne kitaplarını kitap satış sitelerinden temin edebilirsiniz. Sitemizden perakende kitap satışı yapılmamaktadır.

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



11 Ekim 2014 Cumartesi

Hata Kimden Gelirse Gelsin, Reddedilmesi Zorunludur


Şeyh Salih el-Fevzan Hafizehullah’a şöyle soruldu: “Güvenilir alimler tarafından bid’at olduğu belirtilen hizipçilik gibi bid’atlerin çoğundan çok az sakındırılıyor. Hatta yeni bir çığır açarak: “Bundan sakındırmak vatan bütünlüğünü olumsuz etkiler” deniliyor. Bu söz hakkında görüşünüz nedir?

Şeyh Fevzan şöyle cevap verdi: “Bu görüş hakkında şöyle deriz: Biz kitap ve sünnete, ümmetin selefinin üzerinde bulunduğu yol ile tabi oluruz. Bize falan ve filanın sözü gerekmez. Kim düzgün menhec üzerinde ise o kardeşimizdir, bizdendir ve biz de ondanız. Kim de düzgün menhece muhalif ise, kim olursa olsun, o bizden değildir, biz de ondan değiliz.

Allah’a hamd olsun, yol açıktır. Bunda bir kapalılık yoktur ki, filanın isabetli olması mümkündür diyelim! Allah’a hamd olsun yol açıktır, ana cadde bellidir.

Hata edenlerin hatasını açıklamak ve ondan sakınmak zorunludur. Bu, onların şahıslarını aşağılamak veya değerlerini düşürmek için değil, hiç kimsenin aldanmaması için sakındırmak üzere yapılır. Hata yapan kim olursa olsun reddedilir.

Biz, bid’atçileri reddederiz. Hatta sünnet ehlinden biri dahi olsa ve hatta büyük alimlerden biri olsa dahi hata ederse reddederiz.

Hata reddedilir. Bunun anlamı ümmeti bölmek değildir! Bu ümmet arasında irca’dır. Çünkü ümmet, ancak sahih menhec üzerinde bir araya gelir. Ama menhec parçalanmışsa, hatalar varsa ümmet onda bir araya gelmez!

Allah Azze ve Celle şöyle buyurur: “Her grup kendilerinde bulunanla sevinir.” (Mu’minun 53) Bu onlara bir kötülemedir. Çünkü bu ayetin başında Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: Ne var ki peygamberlerin tabileri, dînlerini aralarında bölük pörçük etmişlerdir.” (Mu’minun 53)

Yine Allah Azze ve Celle bir önceki ayette şöyle buyurur: “Gerçek şu ki, sizin dîniniz tek bir dîndir; ben de sizin Rabbınızım; bu itibarla benden sakının” (Mu’minun 52)

Diğer bir ayet şöyledir: “İşte, sizin bu. dîniniz tek bir dîndir; ben de sizin Rabbınızım. O halde bana ibadet edin” (Enbiya 92) Ümmet tektir. Ümmet ancak düzgün menhec üzerinde gidebilir. Onda hatalar, bid’atler, inhiraflar (sapmalar) yoktur.

Bazı insanların zannettikleri gibi; ümmetin toplanması, bir araya gelmek, kalabalık oluşturmak değildir. Bilakis, ümmetin bir araya gelmesi ancak kitap ve sünnet iledir. Ümmet ancak kitap ve sünnet üzerinde bir araya gelebilir. Hata eden hatasından döndürülmelidir. Evet, bu zorunludur.”


Tercüme: Ebu Muaz

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)