Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



15 Ekim 2014 Çarşamba

Bid'atçi, Kendisine Uyulan Biriyse Ona Sükut Edilmez


Soru: Bid’atçiye merhamet etmek caiz midir?
Şeyh Ubeyd b. Abdillah el-Cabiri’nin cevabı: “Şayet bid’ati fısk türünden ise ona merhamet etmeye mani yoktur. Eğer ilim ile bilinen biriyse ona merhamet edilmez. İnsanlar arasında ilim ve fazilet sahibi olarak biliniyorsa yani insanlar onun görüşlerini takip ediyorsa ona merhamet edilmez, sükut edilmez. Müslümanların avamına gelince, onlara inkarda bulunmamakta mani yoktur.
İkinci olarak; Rafızilik, Cehmilik, vahdeti vücud, hulul gibi küfür olan bid’atleri varsa, bid’atleri üzere öldükleri takdirde onlar kâfirlerdir.
Bid’ati fısk türünden olanlar hakkında söylediğimizin delili Allah Teâlâ’nın şu kavlidir: “Şunu iyi bil ki Allah’tan başka ibadete layık hak ilah yoktur. Günahın için, mümin erkekler ve mümin kadınlar için bağışlanma dile.” (Muhammed 19)
Fasıklar; fıskları ister bid’at türünden olsun, ister süluk (gidişat) türünden olsun, bid’atleri yüzünden onlardan iman vasfı tamamen kalkmaz. Ancak imanın kemali kalkar.
Bu şekilde fısk olan bid’ati üzerine ölen kimse Allah’ın dilemesindedir. Allah dilerse azap eder, dilerse cehenneme koyar, Allah ile karşılaşıncaya kadar tevbe etmediği bid’atine karşılık azap eder, fakat o cehennemde ebedî kalmaz.

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)