Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Öne Çıkan Yayın

Sosyal Medyada “Ebu Muaz” Künyesini Kullananlar Hakkında Uyarı

Facebook, İnstagram, Twitter gibi sosyal medya programlarında “Ebu Muaz” künyesini kullanan veya “Darussunne” adıyla Facebook yayını yapa...

19 Mayıs 2014 Pazartesi

Güncel Hâdiselere Müteşabih Deliller Getirmeye Karşı Uyarı


Birçok hadis kitaplarında kıyamet alametleri ve fitnelerle ilgili gaybî haberler zikredilmiştir. Bunlardan büyük bir kısmı zayıf, uydurma rivayetler olup, sahih olanlarının ise bir çoğunun metinlerinde muğlaklık vardır. Zamanın hadiselerinde hakkın ve batılın tespiti için bu tür rivayetleri delil getirmek müteşabihlere tabi olmaktır. Nitekim senelerdir Şam bölgelerinden olan Filistin’de işgalci Yahudilere karşı süren cihada ilgisiz kalınırken Suriye fitnelerinin gündeme gelmesiyle Şam ve Şam ehlinin faziletiyle ilgili hadisleri kullanarak nokta atışı yapılmaya kalkılması buna bir örnektir.
Son zamanlarda İşid ile Nusra örgütleri arasında meydana gelen ihtilaf ile ilgili olarak bağlantı kurulan bir rivayet gündeme getirilmiştir. Söz konusu rivayet Nuaym b. Hammad’ın el-Fiten kitabında, Abbasi’lerin çıkışı başlığı altında, Ali radıyallahu anh’den mevkuf olarak zikredilmektedir. Rivayetin isnadı, metni ve sıhhati hakkındaki açıklama aşağıdadır:
Nuaym b. Hammad, el-Fiten kitabında (no 573); el-Velid (b. Muslim) ve Ruşdeyn (b. Sad) – İbn Lehia – Ebu Kubeyl – Ebu Rûman – Ali b. Ebi Talib radıyallahu anh isnadıyla rivayet ediyor:
إِذَا رَأَيْتُمُ الرَّايَاتِ السُّودَ فَالْزَمُوا الْأَرْضَ فَلَا تُحَرِّكُوا أَيْدِيَكُمْ، وَلَا أَرْجُلَكُمْ، ثُمَّ يَظْهَرُ قَوْمٌ ضُعَفَاءُ لَا يُؤْبَهُ لَهُمْ، قُلُوبُهُمْ كَزُبَرِ الْحَدِيدِ، هُمْ أَصْحَابُ الدَّوْلَةِ، لَا يَفُونَ بِعَهْدٍ وَلَا مِيثَاقٍ، يَدْعُونَ إِلَى الْحَقِّ وَلَيْسُوا مِنْ أَهْلِهِ، أَسْمَاؤُهُمُ الْكُنَى، وَنِسْبَتُهُمُ الْقُرَى، وَشُعُورُهُمْ مُرْخَاةٌ كَشُعُورِ النِّسَاءِ، حَتَّى يَخْتَلِفُوا فِيمَا بَيْنَهُمْ، ثُمَّ يُؤْتِي اللَّهُ الْحَقَّ مَنْ يَشَاءُ

“Siyah sancakları gördüğünüzde yerinizden ayrılmayın, ne ellerinizi ne ayaklarınızı hareket ettirin. Sonra önem verilmeyen zayıf bir topluluk çıkar. Kalpleri demir parçası gibidir. Onlar devlet ashabıdırlar. Ne ahit gözetirler ne misak. Hakkın ehli olmadıkları halde hakka çağırırlar. İsimleri künyedir, nispeleri şehirlere nispettir. Saçları kadın saçları gibi arkaya salınır. Ta ki aralarında ihtilaf ederler de sonra Allah hakkı dilediğine verir.”
İsnadında el-Velid b. Muslim müdellis olup an’ane ile rivayet etmiştir. Ona mutabaat eden Rişdeyn b. Sad ise zayıf bir ravidir. İbn Lehia ihtilata uğramış bir ravidir. Ebu Kubeyl saduktur. Ebu Ruman’ın hal tercemesini tespit edemedim.  
Hadisin isnadı oldukça zayıftır. Metni kapalıdır. Benzerlik arz ettiği bazı vakalar olsa da, aynı rivayet el-Fiten kitabında daha detaylı bir şekilde, Abbas oğullarının kastedildiğini gösteren, hatta tarih olarak 125 yılını zikreden haliyle, çürük isnatlarla gelmiştir. Allah en doğrusunu bilendir.

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)