Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

30 Ocak 2026 Cuma

Kitabu'l-Mukaddes'in Tahrif Edilmiş Olmasının Delilleri

 

Soru: Hocam öncelikle Essalamu Aleykum. Son zamanlarda kendilerine "ahitçi" diyen bir güruh ortaya çıktı ve yavaş yavaş müslümanlar arasında büyük bir kitleye sahip olmaya başladılar velhasıl bu güruh Kur'andaki tasdik  ayetleri hasebiyle Tevrat, Zebur, İncil'in lafzen değil de manen tahrif  olduğuna itikad ediyorlar müslümanları şüpheye düşüren ve sapmalarına vesile olan bu konuya açıklık getirir misiniz.”

Cevap

Aleykum selam ve rahmetullah. Bu iddia günümüzde mevcut olan Kitabu’l-Mukaddes hakkında bilgisi olmayan kimseleri kandırmak amaçlı olarak ortaya atılmıştır. Bugün insanların elinde bulunan Kitabu’l-Mukaddes, eski ahit ve yeni ahit diye iki bölümden oluşur. Eski ahidin Zebur ve Tevrat’ı içerdiği, yeni ahidin ise İncil’i teşkil ettiği bilinir. Lakin yeni ahit Matta, Markos, Luka ve Yuhanna tarafından yazıldığı iddia edilen dört farklı incilin kompozisyonundan ibarettir. Bu kitabın sadece manen değil, lafzen de tahrif edilmiş apaçık ortadadır.

İncilin Tahrif Edilmiş Olduğunun Delilleri

Tevrat ve İncil’in tahrif edilmiş olduğu hususunda bir tereddüt yoktur. Bu tahrifi yapanlar bile bile Allah adına yalan söylemişler ve kendi yazdıklarının Allah katından olduğunu söylemişlerdir. Halbuki o Allah katından değildir! Hak ile bâtılı birbirine karıştırmışlardır. Allah da onların kendi kitaplarında bu tahrifin sayılamayacak kadar çok delillerini bırakmıştır. Bunlardan bazıları şu şekildedir:

1- Hristiyanların ellerindeki incillerin isnadı

Şu an mevcut inciller İsa aleyhi's-selâm’ın İncil’i midir? Bazı yerlerde İsa aleyhi's-selâm’ın sözleri zikrediliyor olsa da Hristiyanların kendileri dahi bunların Allah katından indirilme olduğunu iddia etmiyorlar. Hatta bunları İsa aleyhi's-selâm’ın yazdığını ya da O’nun zamanında yazılmış olduğunu da iddia etmiyorlar. İncil’de geçenler ancak siyer ve biyografi kitapları gibi, İsa aleyhi's-selâm’ın başından geçen hadiseleri hikaye etmektedir.

Bilakis bu İnciller yazarları olan Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’ya nispetle zikredilir. Bunlardan Matta ve Yuhanna, İsa aleyhi's-selâm’ın havarilerindendir. Markos, havari Butrus’un öğrencisidir. Luka ise Pavlus’un öğrencisidir.

 Bu İncil yazarlarından bazısı (Matta, Yuhanna, Butrus, Ya’kub, Yahuza) İsa aleyhi's-selâm’ın elinde öğrencilik yapmıştır. Bazısı İsa aleyhi's-selâm ile karşılaşmamış, daha sonra yaşamıştır. Pavlus ve Markos, Butrus’a öğrencilik etmiştir. Luka ise Pavlus’a öğrencilik etmiştir.

Bu İnciller, İsa aleyhi's-selâm’ın semaya kaldırılmasından sonra yazılmışlardır. Bu dört İncil, Miladî 4. Asırda, yüz incil arasından seçilmiştir! Öyle ki bu incillerin kendilerine nispet edildikleri şahıslara ulaşan isnadları da yoktur!

Markos ve Luka’nın şahsiyetleri de meçhul sayılmaktadır. Haklarında yok denecek kadar az bilgi vardır. Her ikisi de Pavlus’a arkadaşlık etmişlerdir. Ne dindarlıkları ne de güvenilirlikleri hakkında bilgi vardır. Böyle kimseler kutsal bir kitabın nasıl nakledicileri olabilirler?

Hristiyanların kendileri de bu kitapların ancak yazarlarının ölümlerinden yıllarca sonrasında dahi bilinmediklerini itiraf etmektedirler.

Pavlus’un mektupları ve başkalarının mektupları, elçilerin işlerinde bu dört İncil’e dair en ufak bir işaret dahi yoktur! Bu da gösteriyor ki, bu kitaplar o zamanlarda bilinmiyordu ve onlardan hiçbiri bunları görmemişti!

Peki bu mektuplar vahiyden bir cüz müdür? Buna bir delil var mı? Bunları Ruhu’l-Kudüs (Cebrail aleyhi's-selâm) mı indirmiştir, yoksa dinî ve felsefî kültürü mü ifade etmektedirler? Bunları onlara kim vahyetmiştir? Allah mı, İsa aleyhi's-selâm mı, yoksa ikisi birlikte mi? Eğer mektuplarda geçenler, sorulan sorulara vahiyle cevap verilmesini ifade ediyorsa, bu soruların kendileri de vahiy midir? Bunun delili nedir?

Hristiyanların kendileri bu kitapların tarih boyunca kutsal kitap sayıldığını ve hakikatinin meçhul kalmaya devam ettiğini itiraf etmektedirler.

Yine onlar bu kitapların ancak Miladî 4. Asırda resmileşmiş olduğunu itiraf ediyorlar!

Yine onlar ilk derlenmiş kitapların Miladi 165 yılında öldürülmüş olan Justin tarafından derlenmiş olduğunu itiraf ediyorlar! Bu da gösteriyor ki bu tarihten öncesinde dört İncil yazılı olarak bilinmiyordu!

Yine onlar, bu dört İncil’in ilk defa Tatian tarafından Diatasseron adıyla Miladi 166-170 yılları arasında bir araya getirelerek kompozisyon halinde neşredildiğini itiraf etmektedirler! Bu da gösteriyor ki, bu incillerin kendilerine nispet edildiği dört şahıstan çok uzun zaman sonra bu İnciller yazılmıştır. Matta, Markos, Luka ve Yuhanna da bu İncillerden berîdirler!

İsa aleyhi's-selâm’dan sonra yazılmış olan bu kitaplar ilk şekliyle kalmamış, uzun süre insanların ellerinde bulunmamışlardır!

Bu kitaplar, sahipleri tarafından yazıldığı orijinal dilleri üzere de kalmamışlardır! Bu İnciller, Matta’nınki İbranice yazılmış olup diğerleri Yunan dilinde yazılmıştır. Bu iki dil ise asla İsa aleyhi's-selâm’ın dili değildi! Zira İsa aleyhi's-selâm Suryanice konuşuyordu. Bu İnciller de buna delalet etmektedir. Peki bu İncilleri kim tercüme etmiştir? Çünkü bu İnciller, İsa aleyhi's-selâm’ın konuşmadığı iki dilde yazılmışlardır! İlimleri ve güvenilirlikleri bilinmeyen meçhul şahısların ellerinde tercüme edilmişlerdir! Peki orijinal nüshalar nerededir?

Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

Kelimeleri yerlerinden değiştiren (tahrif eden) Yahudiler…” (Nisa 46)

Bildikleri halde Allah’a karşı yalan söylerler.” (Âli İmran 75)

Muhakkak ki onlardan öyle bir grup vardır ki siz onu kitaptan sanasınız diye dillerini kitap ile eğerler. Hâlbuki o kitaptan değildir. O, Allah katından olmadığı halde ‘Allah katındandır.’ derler. Onlar bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.” (Âl-i İmran 78)

Kur’ânu’l-Kerim ve Nebevi sünnet ise böyle değildir. Allah subhanehu ve Teâlâ Kurân ve sünneti korumayı kendi üzerine almış, beşerden kimseye bırakmamıştır. Şöyle buyurmuştur:

Zikr’i (Kur’ân ve sünnetten ibaret vahyi) kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız.” (Hicr 9)

2- Mevcut İncillerde bunların Allah katından olamayacağını kesin olarak gösteren açık çelişkiler, ihtilaflar ve aklın kabul etmeyeceği yanlışlar

Allame Rahmetullah el-Hindî, İzharu’l-Hak adlı kitabında Kitabu’l-Mukaddesteki 125 çelişki ve ihtilafı, hiçbir şekilde doğru olamayacak 110 yanlış bilgiyi, lafızlarına ekleme yapılarak tahrif edildiğine dair 45 delili ve lafızlarından eksiltme yapılarak tahrif edildiğine dair 20 delili zikretmiştir.

Rahmetullah el-Hindi’nin İzharu’l-Hak kitabı Türkçeye de tercüme edilmiş ve yayınlanmıştır, oraya bakın. Yine Şaban Kuzgun’un; Dört İncil, Farklılıkları ve Çelişkileri adıyla akademik bir araştırması da birkaç defa basılmıştır. Bulabilenlere bu kitabı da tavsiye ederim.

3- Allah’ın seçkin nebilerine büyük günahlar ve kusurlar nispet eden bir kitap Kutsal Kitap olabilir mi?

Zira onlar Lut aleyhi's-selâm’ın kavminin helak olmasından sonra iki kızı tarafından sarhoş edilerek ilişkiye girdiği yalanını nispet etmektedirler! (Levililer 19:30)

4- Hristiyanlık dininin rükünlerinden olan Teslis inancı ve çarmıha gerilme hadisesindeki çelişkiler

Teslis İnancına gelince, Luka İncilinde (24:19, 4/5-8, 18/18-19) İsa aleyhi's-selâm bir insan olarak nitelenir ve İsa aleyhi's-selâm’ın Allah’tan başkasına ibadet etmekten yasaklaması anlatılır.

Markos İncilinde (29:12) ve Yuhanna İncil’inde (3:17) İsa aleyhi's-selâm ilah olarak nitelenir.

Peki bir kısmında İsa aleyhi's-selâm’ın Allah’ın oğlu veya kendisi olduğunu, ona ibadet edileceğini söyleyen, diğer kısmında böyle bir inancın şirk olduğunu ifade edip sakındıran bir kitap Allah katından olabilir mi?

İsa aleyhi's-selâm’ın kendisine davet ettiği esas ise Allah’ın birlenmesi ve tevhide muhalefetten sakındırmasıdır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

And olsun ki: “Gerçekten de Allah Meryem oğlu Mesih’in kendisidir!” diyenler elbette kâfir olmuştur. Oysa Mesih: “Ey İsrail oğulları! Benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin. Her kim Allah’a şirk koşarsa muhakkak ki Allah ona cenneti haram kılmıştır. Onun varacağı yer ateştir. Zalimlerin yardımcıları yoktur.” dedi.” (Maide 72)

Çarmıh Kıssasına gelince, Luka İncilinde (4:29-30) ve Yuhanna İncilinde (8:59, 10:93, 36:19) Allah’ın İsa aleyhi's-selâm’ı Yahudilerin tuzaklarından koruduğu ve onu çarmıha geremedikleri zikredilir.

Elçilerin işleri bölümünde (1:11) İsa aleyhi's-selâm’ın semaya kaldırıldığı zikredilir. Yine bu husus Matta (4:6) ve Luka (4:10-11) kısımlarında da işaret edilir.

Matta İncili (49:27)de ise İsa aleyhi's-selâm’ın mızrakla çarmıha gerildiği anlatılır.

Peki diğer kısmında İsa aleyhi's-selâm’ın insanların günahlarına kefaret olması için acı çekerek ölmek üzere geldiği ve çarmıha gerildiği yalanını ifade eden bir kitap, Allah katından indirilen kutsal kitap olabilir mi?

Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Bir de onların: “Muhakkak biz Allah’ın rasûlü Meryem oğlu Îsâ Mesih’i öldürdük!” demeleri sebebiyledir. Hâlbuki onu ne öldürdüler ne de onu astılar fakat onlara benzer gösterildi. Muhakkak onun hakkında ihtilafa düşenler ondan şüphe içindedirler. Onların buna dair bir bilgileri yoktur, ancak zanna uymaktadırlar. Doğrusu onu kesin olarak öldürmediler. Aksine Allah onu kendisine doğru yükseltti. Şüphesiz Allah Azîz ve Hakîm olandır.” (Nisa 157-158)

5- Sadece Barnabas İncili Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i ve özelliklerini müjdelemektedir

Miladi 492 yılında Papa Galileus’un emriyle Barnabas incili reddedildi, kiliselerde okunması veya bulundurulması yasaklandı. Lakin Papa’nın kütüphanesinde bu kitap bulunuyordu, Allah, Latin rahip Framarino eliyle onu ortaya çıkarmayı diledi. Framarino, Epriyanus’un risalelerinde Barnabas incilinden bahsetmesini şahit getirdi ve Barnaba incilini araştırmaya başladı, Papa 5. Sixtus’un koleksiyonunda onu buldu. Bu incilde ileride İsa aleyhi's-selâm’ın Allah’ın oğlu olduğunun iddia edileceği, Allah’ın rasulü Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip de bu yanlışı düzeltene kadar böyle devam edeceğinin yazdını gördü…”

Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Kendilerine kitap verdiklerimiz onu öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Buna rağmen onlardan bir grup gerçekten bildikleri halde hakkı gizlerler.” (Bakara 146)

Kitap ehlinden pek çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki hasetten dolayı, sizi imanınızdan sonra kâfirler olarak döndürmek isterler. Allah emrini getirinceye kadar affedin, yüz çevirin. Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.” (Bakara 109)

Dört incilde İslam hakkında bir şey veya Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in ismi geçmemektedir. Müslümanların iman ettikleri İncil ise tektir, o Allah’ın, kulu ve rasulü İsa aleyhi's-selâm’a indirdiği kitabıdır. Allah Azze ve Celle şöyle buyurmuştur:

Onların izleri üzerine kendinden önceki Tevrat’ı doğrulayıcı olarak Meryem oğlu Îsâ’yı gönderdik ve biz ona kendisinde bir hidayet ve nur bulunan kendinden önceki Tevrat’ı doğrulayıcı, sakınanlar için bir hidayet ve öğüt olan İncil’i verdik.” (Maide 46)

Artık haktan sonra sapıklıktan başka ne var?” (Yunus 32)

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)