Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



18 Temmuz 2014 Cuma

Muasır Hariciler Öncekilerden de Şerlidirler!


Muasır Hariciler (Işid, en-Nusra, el-Kaide vb.), Eski Haricilerden de Şerlidirler!

1- Eski hariciler kafirleri; “Savaş halinde olanlar, zimmet ehli ve eman verilenler” olarak sınıflara ayırıyor, bu taksime göre uygun olan hukuku gözetiyorlardı. Muasır hariciler/tekfirciler ise bütün kafirleri tek mertebede; savaş halinde olan kafirler mertebesinde sayıyor, hakları gözetmiyorlar. Hatta onların anlaşma, eman ve zimmetlerinini geçersiz görüyorlar.

2- Eski hariciler anlaşmayı bozmayı haram biliyor, hatta bunu küfür ve riddet/dinden çıkış sayıyorlardı. Muasır hariciler ise anlaşmaları bozmayı vacip görüyorlar! Zira onlara göre kafirin ne anlaşması, ne eman vermesi ne de zimmeti geçerlidir!

3- Eski hariciler zimmet ehli olan gayri müslimlerin mallarını batıl yolla yemeyi haram sayıyorlardı. Muasır hariciler ise onların mallarını çalmayı ve gaspetmeyi meşru görüyor, bunları savaş halindeki kafirlerden alınan ganimetler gibi değerlendiriyorlar!

4- Eski hariciler intihar etmeyi her durumda haram görüyor ve intihar eden kimsenin cehennemde ebedi kalacak bir kafir olduğuna inanıyorlardı. Muasır hariciler ise eman altındaki yüzlerce Müslümanın, anlaşmalı ve zımmî kafirlerin öldürülmesine karşılık intihar etmeyi caiz görüyor, hatta bu şekilde intihar edenin şehit olduğunu söylüyorlar!

Bu farkları düşünen kimse anlar ki; eski haricilerin durumu, muasır haricilerden daha ehven idi. Nitekim ilim ehlinden birçok kimse de bunu dile getirmiştir. Onlardan birisi Şeyh Salih el-Fevzan, el-İcabâtu’l-Muhimme’de (s.79) şöyle demiştir:

“Soru: Bu ülkelerde patlatma eylemleri yapanların hariciler oldukları söylenebilir mi?

Cevap: Bu yeryüzünde fesat çıkarmaktır. Bu yeryüzünde fesat çıkarmaktır. Ekinleri ve nesilleri helak etmektir. Masum kanlar hakkında haddi aşmaktır. Müslümanları korkutmaktır. Bu ise haricilerin yaptıklarından daha şiddetli bir şeydir. (Eski) Hariciler bile böyle şeyler yapmazlardı. Hariciler savaş alanlarında çıkar, çarpışırlardı. Ama bunlar uyumakta olan, güvence altında bulunan insanlara geliyorlar ve içindekilerle beraber evleri yıkıyorlar! Hariciler bunları yapmışlar mıydı? Hayır! Bu daha çok Karmati’lerin yaptıklarına benzemektedir. Haricilere gelince; onlar gaddarlık ve hainlikten uzak idiler.”  

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)