Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed Aleyhisselam'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir.Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir (Muslim no: 867)

Duâ

Duâ

Darussune Kitapları

Öne Çıkan Yayın

Âlimler Hakkında Dengesiz Tutumlar

Bazı kimseler ilim ehlinin bazı muhalefetlerine dair yaptığım uyarılardan dolayı şahsıma karşı saldırgan bir tutum içine girmişlerdir. Ben...

Daru's-Sunne Ders Programı


Çarşamba
Saat 19:00 Şeytanın Akidevî Tuzakları
Saat 20:00 el-Câddetu'l-Beydâ Şerhi

Cumartesi
Saat 19:00 Yâkûtetu'l-Mesânid Şerhi
Saat: 20:00 Sahih Tefsir Şerhi



19 Şubat 2016 Cuma

Neşidleri Defle Söylemenin ve Temsillerin Hükmü - Şeyh Mukbil

Şeyh Mukbil b. Hâdî rahimehullah şöyle demiştir:
"Dinî neşidler fitneye sebep olmuyorsa, kadın erkek karışıklığı yoksa ve Kur'ân kıraatinden meşgul etmiyorsa sakınca yoktur. Nitekim Kur'ân hafızı veya mescidlerde Allah'a davetçi olan kimse kalbini neşidlere bağladıktan sonra sahip olduklarını kaybedip, Kur'ân ezberini unutabilir. Bununla sürekli meşgul olmak gerekmez. Lakin bazı zamanlar bunda sakınca yoktur.
Hem sonra bu, İslâm'ı savunmak için de yapılabilir. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, Hassan radıyallahu anh'e:
"Onları hicvet! Ruhu'l-Kuds seninle beraberdir!" buyurmuştur.
Yine: "Şiirin bazısı hikmettir" buyurmuştur.
diğer bir hadiste: "Senin sözlerin onlara (müşriklere) karşı oklardan daha zararlı" buyurmuştur. Veya bu manada buyurmuştur.
Şiirle teganni yapmakta sakınca yoktur. Lakin Kur'an'dan alıkoymamalıdır. Ben diyorum ki; Kur'ân hafızı mı yoksa neşidle meşgul olan mı daha faziletlidir? Elbette Kur'ân hafızı daha faziletlidir. Sünnet hafızı mı, yoksa neşidle meşgul olan mı daha faziletlidir? Elbette sünnet hafızı daha faziletlidir. Çünkü Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Kur'ân hakkında şöyle buyurmuştur:
"Kur'an'ı okumada mâhir olan kişi, seçkin sefere melekleriyle beraberdir. Zorlanarak okuyana ise iki ecir vardır." Buharî ve Muslim, Aişe radıyallahu anha'dan rivayet etmişlerdir.
Sünnet hakkında da şöyle buyurmuştur: "Sözümü dinleyen, onu kavrayıp işittiği şekilde başkasına eda edenin yüzünü Allah aydınlatsın."
Temsillere (sinema, tiyatro vb.) gelince, bu yalan üzerine kuruludur. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in zamanında bu, davet vesilelerinden olmamıştır. İmam Ahmed'in Müsned'inde İbn Mes'ud radıyallahu anh'den rivayet ettiği şu hadisin kapsamına girmesinden korkulur: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:
"Muhakkak Allah şu üç kimseye buğzeder: Sapıklığa önderlik eden kişi, Bir nebî tarafından öldürülen veya bir nebiyi öldüren kimse ve temsil yapan kişi."
Bu hadiste temsil yapan kişi ile; suret yapanlarla beraber malum temsilleri (tiyatro, sinema vb.) yapanların da dahil olması muhtemeldir.
Allah'a hamd olsun davet vesileleri çoktur. Bazısını yerine getirmeye gücümüz yetmezse, onlarca yolu engellemek mümkün değildir. Yardım istenecek olan Allah'tır.
Soru: Def vurarak neşid okumanın hükmü nedir?
Cevap: Bunda sakınca olmadığını umarım. Haram olan şey ise müziktir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Nikahı defle ilan edin" buyurmuştur. Yine bir kadın: "Ey Allah'ın rasulü! Allah seni geri getirirse, başının üzerinde def çalmayı nezrettim" dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:
"Nezretti isen yap, yoksa yapma" buyurdu. Şayet bu günah olsaydı, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem o anda: "Günah olan hususta nezirde bulunmak yoktur" buyururdu ve bunu kabul etmezdi..."
Garatu'l-Eşrita (2/483-484)

Meclislerin Keffareti

Meclislerin Keffareti
"Subhâneka'llâhumme ve bihamdik ve eşhedu en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyk" (Taberani 10/164, el-Elbânî Sahîhu'l-Câmi (4487)